Ana Sayfa | Kuran Çevirileri | Kuran'da Arama

Kuran'da Arama

 
 

Başlat tuşuna basarak sureyi dinleyebilirsiniz.

23 - Müminun Suresi

Sure içerisinde arama:


51. Ey resuller! Güzel ve temiz şeylerden yiyin ve barışa, hayra yönelik iş yapın! Çünkü ben, yapmakta olduğuklarınızı çok iyi bilmekteyim.

52. İşte sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ve ben de sizin Rabbinizim; o halde benden sakının!

53. Fakat onlar işlerini aralarında parçalayıp çeşitli zübürlere/kutsallaştırmış hizip kitaplarına ayırdılar. Her hizip, yalnız kendi yanındakiyle sevinip övünmektedir.

54. Artık sen onları bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.

55. Sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz mal ve oğullarla güçlendiriyoruz onları,

56. Ve iyiliklerine koşuyoruz. Hayır, farkında olmuyorlar.

57. Onlar ki, Rablerine saygıdan titrerler,

58. Onlar ki, Rablerinin ayetlerine iman ederler,

59. Onlar ki, Rablerine ortak koşmazlar,

60. Onlar ki, verdiklerini, Rablerine dönecekleri için kalpleri ürpererek verirler;

61. İşte bunlar, hayırlarda yarışırlar. Ve hayırlarda önde gidenler de onlardır.

62. Biz hiçbir benliğe yaratılış kapasitesinin üstünde görev yüklemeyiz. Bizim katımızda, hakkı söyleyen bir kitap vardır. Onlara haksızlık edilmez.

63. Fakat onların kalpleri bundan gaflet içindedir. Onların bundan başka da işleri vardır ki, hep o işler için çalışmaktadırlar.

64. Sonunda, servet ve refahla şımarmışlarını azapla yakaladığımızda, hemen bağırıp dövünmeye başlarlar.

65. "Bağırıp dövünmeyin bugün, bizim karşımızda kimseden yardım göremezsiniz."

66. "Ayetlerimiz size okunuyordu da siz ökçeleriniz üzerine gerisin geri dönüyordunuz."

67. "Ona karşı büyüklük taslayarak, gece boyunca hezeyanlar savuruyordunuz."

68. Sözü gereğince düşünmediler de ondan mı, yoksa kendilerine ilk atalarına gelmeyen bir şey geldi diye mi?

69. Yoksa resullerini tanımadılar da bu yüzden mi onu inkâr ediyorlar?

70. Yoksa, "onda bir cinnet mi var" diyorlar! Hayır, o kendilerine hakkı getirdi ama onların çoğu haktan tiksiniyor.

71. Eğer hak onların keyiflerine uysaydı, gökler de yer de bunların içindekiler de kesinlikle fesada uğrardı. Hayır, biz onlara zikirlerini/Kur'anlarını getirdik ama onlar zikirlerinden/Kur'anlarından yüz çeviriyorlar.

72. Yoksa onlardan bir vergi mi istiyorsun? Rabbinin vereceği daha hayırlıdır. Rızık verenlerin en hayırlısıdır O.

73. Şu bir gerçek ki, sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun.

74. Ama âhirete inanmayanlar, o yoldan hep yan çiziyorlar.

75. Eğer biz onlara acıyıp da üstlerindeki sıkıntıyı kaldırsaydık, azgınlıkları içinde sersem sersem bocalamaya devam edeceklerdi.

76. Yemin olsun, biz onları azapla yakaladık. Ama yine de Rablerine boyun eğmediler. Sığınıp yakarmıyorlar.

77. Nihayet, üzerlerine şiddetli bir azabın kapasını açtığımızda hemencecik ümitsizliğe düşüverecekler.

78. Allah odur ki; sizin için işitme gücü, gözler ve gönüller oluşturdu. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

79. Sizi yeryüzünde yaratıp yayan da O'dur. O'nun huzurunda haşredileceksiniz.

80. O hayat veriyor, O öldürüyor. Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişi O'nun için. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?

81. İşin doğrusu şu: Onlar da öncekilerin söylediği gibi söylediler.

82. Dediler ki: "Ölüp, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı, gerçekten o zaman mı diriltileceğiz?"

83. "Yemin olsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Öncekilerin masallarından başka bir şey değil bu!"

84. De ki: "Eğer biliyorsanız, yeryüzü ve içindekiler kimindir?"

85. "Allah'ındır!" diyecekler. De ki: "Hâlâ düşünüp ibret almıyor musunuz?"

86. Sor: "Yedi göklerin Rabbi ve o büyük arşın Rabbi kimdir?"

87. "Allah'tır!" diyecekler. De ki: "Hâlâ benden sakınmıyor musunuz?"

88. Şunu da sor: "Eğer biliyorsanız söyleyin. Kimdir o, her şeyin melekûtu/aslı-esası elinde olan? O koruyup gözeten ama korunup gözetilmeyen?"

89. "Allah'tır!" diyecekler. De ki: "Nasıl oluyor da büyüleniyorsunuz?"

90. Hayır, hayır! Biz onlara hakkı getirdik ama onlar tam anlamıyla yalancıdırlar.

91. Allah, çocuk filan edinmemiştir. O'nunla beraber herhangi bir ilah da yoktur. Eğer böyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını yok ederdi ve mutlaka biri ötekine üstün gelmeye çalışırdı. Allah'ın şanı onların nitelendirmelerinden yücedir, arınmıştır.

92. Gözle görülmeyeni de görüleni de bilendir O. Uzaktır onların ortak koştuklarından.

93. De ki: "Rabbim, tehdit edildikleri şeyi bana mutlaka göstereceksin.

94. Beni o zalimler topluluğunun içinde tutma Rabbim!"

95. Biz, onları tehdit ettiğimiz şeyi sana göstermeye elbette kadiriz.

96. En güzel olan neyse onunla sav kötülüğü. Onların nasıl nitelendirme yaptıklarını biz daha iyi biliriz.

97. Ve de ki: "Rabbim, şeytanların dürtüklemelerinden sana sığınırım!"

98. "Onların, başıma üşüşmelerinden de sana sığınırım Rabbim!"

99. Sonunda onlardan birine ölüm geldiğinde şöyle der: "Rabbim, beni geri döndürün;

100. Döndürün ki, o arkada bıraktığım yerde iyi bir iş yapayım." Hayır, bir kelime ki bu, o söyler onu. Ötelerinde, dirilecekleri güne kadar bir berzah vardır.

 
 
Suredeki toplam ayet Sayısı 118
Şu an okuduğunuz sayfa 2
Toplam sayfa sayısı 3
2 / 3
1 2 3